Roma İmparatorluğu Egemenliği Altında Dört İncil’in Yazılışı’nın Tarihsel Süreci-3

23.09.2021
46
A+
A-
Roma İmparatorluğu Egemenliği Altında Dört İncil’in Yazılışı’nın Tarihsel Süreci-3

2. Pavlus

Yeni Ahit metinlerinde Pavlus’un ağzından aktarılan kendisiyle ilgili tanımlamalar, onun kendisini nasıl algıladığına dair önemli ipuçları vermektedir.1 Din kuruculuğu konusunda ünlü teolog Küng “Pavlus’un ilk Hıristiyan teolog olduğunu düşünür ve onun misyon hareketiyle teolojik bakış açısının dünya tarihinde bir devrim” anlamına geldiğini vurgular.2 Miladi 1-10 yılları arasında doğduğu düşünülen Pavlus, soyunu İsrailoğulları’nın Benyamin kabilesine bağlamaktadır. Kendisinin İbrahim soyundan gelen bir İsrailli olduğunu vurgulamaktadır.3 Araştırmacıların çoğu tarihsel İsa’nın Mesajını değiştirerek bozan kişinin Pavlus olduğunda hemfikirdirler.4 Pavlus, İsa’nın inancına ihanet etmekle suçlanmıştır. Buna göre Pavlus, “İnsanın basit öğretilerini tahripi eden” ve “Hıristiyanlık olarak tanıdığımız dini oluşturan” kişidir.5

Pavlus’un Hıristiyanlık içerisinde oluşturduğu en büyük sorun Yahudi yasalarına karşı gelmek ve onları kabul etmemektir. Pavlus, Yahudi yasası olmaksızın yalnızca İsa’ya Mesih inancı temelinde olmak üzere insanları Hıristiyanlığa davet etti ve kabul etti. Yunan kökenli Hıristiyanları Yahudi kültürel geleneğini terk etme hususunda teşvik etti. Ona göre Hıristiyan cemaati,  daha önce ayrı olduğunu düşündüğü etnik ve dini cemaatlerin birleşmiş olduğu bir cemaattir.6

Pavlus Galatyalılara mektubunda “Müjde’yi sünnetlilere bildirme işi nasıl Petrus’a verildiyse, sünnetsizlere bildirme işinin de bana verildiğini gördüler”7 demiş ve kendisini Gentilelilerden sorumlu hissetmiştir. Luka, Pavlus’u “Kilikya’dan Tarsuslu bi Yahudi” (Res. İş. 21:39,22:3) olarak tanımlar. Geleneksel olarak Pavlus’un ilk eğitimini Tarsus’ta yaptığı kabul edilir.8 Ayrıca Pavlus, Tarsus’ta ki eğitimini bitirdikten sonra ailesi tarafından eğitimini tamamlamak için Kudüs’e gönderilmiştir.9 Pavlus’un bu özelliği onun o toplum içerisinde inançlarına aşina olduğunu ve bildiğini ayrıca toplumun kültürünü öğrendiğini belirtir. Pavlus Filipililere Mektup’ta kendisini, “doğumunun sekizinci günü sünnet olan, İsrail soyundan, Benyamin kabilesinden, özbeöz bir İbrani” olarak niteleyen Pavlus, Mesih mistisizmine dayalı bir “sır dini” şeklinde Hıristiyanlık, Pavlus’un ellerinde şekillenmiştir. O, “Hıristiyanlığı Yahudilikten kurtarmış”; “ Paganist sır dinlerinin bir adaptasyonu olarak” Hıristiyanlığı oluşturmuştur.10

Gnostisizmin11 temel karakteristiklerinden Redeemer motifi, düalizm, gizli bilgi düşüncesi ile Gnostik mitolojik semboller, Gnostik antropoloji, kurtuluş öğretileri, Pavlus düşüncesinin şekillenmesinde etkili olan hususlar arasındadır.12 “Rab İsa Mehsih” düşüncesiyle Pavlus’un, Gnostik Redeemer motifini tarihselleştirdiği görülür. Pavlus’a göre İsa Mesih, varlık öncesi mevcut olan tanrısal bir varlık, Tanrı Oğlu’dur. O, “görünmez Tanrı’nın görüntüsüdür; bütün yaratılışın ilk doğanıdır. …Her şey onda yaratılmıştır ve her şey onun aracılığıyla ve onun için yaratılmıştır. Her şeyden önce var olan odur” (Kol. 1:15-17). Pavlus’un bu ifadesiyle Yuhanna İncili’nin giriş kısmı arasındaki paralellik dikkat çekicidir.13

Pavlus, İsa’yı “İsrail’in beklediği kurtarıcı” olarak tanımlar ve onun Tanrı tarafından gönderildiğini ifade eder.14 Bunu yaparken zaman zaman eski ahit bölümlerine ve yazılarına başvurmuştur. Aynı zamanda Tarsus’un yerel sır dini olan Sandan Kültünden başka, Mithra kültü de Pavlus döneminde Anadolu’da yaygın olan bir dinsel gelenekti.15 Yaşadığı dönemde Pavlus dikkat çeken bir diğer sır dini ise Attis kültüydü. Attis, ana tanrıça Kübele’nin eşi olarak düşünülen Attis’in her yıl öldüğüne ve sevgilisi Kübele tarafından tekrar diriltildiğine inanılırdı.16 Aynı zamanda Sandan kültünde Zeus’a tekabül eden “ilahi baba” Baal17 inancından da bahsedilir. Baal’e karşılık Sandan ise Tarsuslularca “ilahi oğul” olarak nitelenir.18

Tarsus’da Baal19 ve Sandan’ın20 ilahi baba ve oğul olarak nitelenmesiyle, Pavus doktrininde yüce Tanrı ile İsa Mesih’in baba ve oğul olarak nitelenmesi arasında benzerlik de ilginçtir.21 Vaftiz ve Evharist sakramentlerinin tanrısal varlık olan İsa Mesih ile birleşme şeklinde değerlendirilmesinin, Pavlus’la başladığına dikkat çekilmekte ve Pavlus önceki dönemde ki Helenistik Hıristiyanların vaftiz ve Rabbin yemeği gibi şeyleri sır dinlerinden aldığı belirtilmektedir.22

Hıristiyanlık inancında bu kadar büyük etkiye sahip olan Pavlus, yeni dinin adını da koyan kişidir. Tarsuslu olan Pavlus Hıristiyanlık inancını yaymak için misyonerlik faaliyetini yürütürken Antakya da Hıristiyanlık tarihi için büyük bir etkiye sahip olan ve dönüm noktası denilecek bir cemaat oluşturulmuştur. “Yeni Ahit metinlerinden Resullerin İşleri’ndeki çeşitli ifadelerden, şehrin İsa’nın hemen sonrası dönemde ortaya çıkan Hıristiyan geleneğinin ilk merkezlerinden birisi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, bu metne göre, havarilere tebliğ konusunda yardımcı olmak üzere seçilip görevlendirilen yedi kişiden birisi, sonradan Yahudileşmiş olan Yunan asıllı Antakyalı Nikolas’tı. Ayrıca, İsa sonrası dönemde, Kudüs dışına dağılan İsa cemaatinden bazıları Fenike, Kıbrıs ve Antakya’ya giderek buradaki Yahudi ve Yunanlı halklara İsa mesajını anlatmaya başlamışlar; bunun sonucunda çok sayıda kişi İsa taraftarı haline gelmiştir. Daha sonra buraya gelip yerleşen Kıbrıslı Barnabas ile Tarsuslu Pavlus (Saul), buradaki İsa cemaatinin eğitim işini üstlenmişlerdir. Böylelikle bu şehir, Helenistik İsa cemaati olarak da adlandırılan cemaatin merkezi olmuş ve ilk kez burada (Antakya’da) bu cemaatin Mesih öğretisini merkeze alan dinsel inanışları nedeniyle kendilerine, MS 50 yılı civarında “Mesihçiler” anlamına gelen Hıristiyanlar adı verilmiştir.23

Pavlus’un din anlayışının temelini İsa anlayışı, yani diriliş sonrası Rab ilan edilen Rab İsa Mesih oluşturmaktadır. Dirilen Rab İsa Mesih’in kabulü, kurtuluşu yani Pavlus’un Hıristiyanlık anlayışının biricik şartıdır. Bunun yanında Pavlus, Rab ve Tanrı’nın Oğlu gibi, Bir kısmı ise beşeri özelliğini ön plana çıkarır ya da bu özelliğini vurgulamak için kullanılır: Davud’un soyundan olması ve kadından doğması gibi.

Pavlus’un Rab kullanımının kaynakları arasında bulunduğu düşünülen helenizmden24 ve gnostisizmden maksat, bu dönemin hakim özelliği olan sır dinleridir. Sır dinlerinden bahsedilirken, yakın doğudan gelen ve Greko-Romen dünyasında şekillenmiş olan kültler kastedilmektedir. Sır dinleri “kurtuluşu” sağlayan bir özelliğe vardır. Bundan dolayı da sır dinlerinin tanrıları, “kurtarıcılar” diye isimlendirilir. Bu isimlendirmeler ile birlikte sır dinlerinin tanrılarını ifade etmek maksadıyla, kyrios ve kyria da kullanılmaktadır. Helenistik dönemde sır dinleri olarak bilinenler arasında Orfik ve Pythagoren kardeşlikler, Büyük Anne ve Attis kültleri, Mısır Rab Serapis’i ve Kraliçe İsis’i, Suriye Baalleri ve Adanis, İran Mitra’sı, Yunan Eleusinian ve gnostik kardeşlikler vs. yer alır.25

Bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda Pavlus’un içinde bulunduğu toplumdan etkilenerek kendi kredosuna Hz. İsa’nın mesih olarak yer vermiş ve onu öyle görmüştür. Bunun sonucunda Musa şeriatinden ayrılmayan İsa’nın dini helen kültürü içerisinde doğmuş eğitim görmüş ve yaşamının büyük çoğunluğunu Gnostik kültür içerisinde geçiren Pavlus tarafından şekillenmiştir. Bu bilgilerin ışığında, Mesih inancı, iman esasları, haramlar ve helaller şekillenmiştir.

DİPNOTLAR

  1. Gündüz, “Hıristiyanlık”, s.29.
  2. Gündüz, Şinasi, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, MilelNihal Yayınları, İstanbul 2019, s.19
  3. Gündüz, “Hıristiyanlık” , s.29-30
  4. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.24
  5. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s. 24-25
  6. Aydın, Fuat, Hıristiyanlık, s.4
  7. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.77
  8. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.45
  9. Gündüz, “Hıristiyanlık” , s.56
  10. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.25
  11. Gnostik: İnsanın, Allah’ı tanımak vasıtasıyla kurtulacağını ileri süren cereyanlar. Halbuki yalnız böyle bir bilgiye inhisar etmeyen marife, gnostik denilen dinlerde büyük ve komplike sistemler yaratmıştır. Bu tabi genel olarak Helenistik devrin sonunda,ve Hıristiyanlığın komşuluğunda, yaşayan cereyanlarda kullanılmaktadır. Bütün insanlar, dünyevi ve maddi şeylerden ictinab etmek suretiyle ilahi asıllarına döneceklerdir; diğer telakki: Bütün insanlar, bütün güruhları işlemelidirler, çünkü dünyanın en fani ve en maddi haline gelmesinden evvel kurtuluş yukarıya çıkan hareket peyda olamayacaktır. Bu iki görüşten ileri gelen cereyanlari satıh altında bazı Heretik mezheplerde yaşamağa devam etmiştir. (bknz. Schimmel, “Dinler Tarihine Giriş” s.255)
  12. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.127
  13. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.129
  14. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.117
  15. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.117
  16. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.127
  17. Baal: Bir yerin “Rabbı” veya “ilahı”, hemen bütün sami mıntıkalarda bulunan, nihayet isim haline gelen bir unvan. Baal adlı ilahlar, fırtına ve verimliliğe bağlıdır, çok defa, vahşi boğa çeklinde tasvir edilmektedir. İsrail peygamberleri, bilhassa, Baallara gösterilen perestiş aleyhine seslerini yükseltmişlerdir. (bknz. Schimmel, “Dinler Tarihine Giriş” s.204)
  18. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.122
  19. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.124
  20. Gündüz, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, s.129
  21. Gümdüz, Şinasi, Anadolu’da Paganizm Antik Dönemde Harran ve Urfa  , Ankara Okulu yayınları 2015, s.86.
  22. Aydın, Fuat, Pavlus Hıristiyanlığına Giriş, Eski Yeni Yayınları, İstanbul 2011, s.182
  23. Aydın, Pavlus Hıristiyanlığına Giriş, s.184
  24. Helenizm: İskender’in (M.Ö. 362-331) ülke topraklarını genişletmesinin ardından ortaya çıkan bir kültür olan Helenizm, Grek dilinin kullanımı ve Grek düşüncesinin hakimiyeti ile karakterize edilir. Zaman itibariyle Helenizim, yaklaşıl olaral İskender’in ölümü ve Hıristiyanlığın doğuşu arasında ortaya çıkar. (Eliade, Mircea, Couliano, P. Ioan, Dinler Tarihi Sözlüğü”, s.123)
  25. Aydın, Pavlus Hıristiyanlığına Giriş, s.198-199

KAYNAKÇA

  • Armstrong,Karen, “İncil”, Çev. Ilgın Yıldız, Versus Yayınları, İstanbul 2008
  • Aydın, Fuat, Hıristiyanlık, Sakarya 2015
  • Aydın, Fuat, Pavlus Hıristiyanlığına Giriş, Eski Yeni Yayınları, İstanbul 2011
  • Aydın, Mehmet, Dinler Tarihine Giriş, Din Bilimleri Yayınları, Konya, 2008.Bayraktar Mehmet ‘’Üç Dinin Tarihi Yahudilik İslam Hıristiyanlık’’ Say yayınları 2016
  • Duygu Zafer, ‘Sözlü Gelenek Form Kritiği İnciller ‘, On Dokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 18 Haziran 2019.
  • Gündüz, Şinasi, Anadolu’da Paganizm Antik Dönemde Harran ve Urfa, Ankara Okulu yayınları 2015,
  • Gündüz, Şinasi, Hırisiyanlık, İsam Yayınları, Ankara 2019
  • Gündüz, Şinasi, Pavlus Hıristiyanlığın Mimarı, MilelNihal Yayınları, İstanbul 2019
  • Hoffer, Eric, “Kesin İnançlılar”, Çev. Erkıl Günur,  Olvido Kitap, İstanbul, 2019
  • Schimmel, Annemarie, “Dinler Tarihine Giriş”, haz. Recep Kibar, Külliyat Yayınlar, İstanbul 2017,
  • Mircea Eliade,ıoan p. Couliano çev. Prof. Dr. Ali Erbaş, ‘’Dinler Tarihi Sözlüğü’’, İnsan yayınları, 2018
  • Yusuf Kaymaz, Konstantin ve Hıristiyanlık, (Sakarya: Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2014)
  • Yıldırım, Nimet, Fars Mitoloji Sözlüğü, Kabalcı Yayınları, İstanbul 2006,

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Mehmet Fatih Yıldız
Yazarımız Mehmet Fatih Yıldız aslen Çorumlu olup doğma büyüme Ankaralı'dır. 2014 yılında başladığı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni 2019'da tamamlamıştır. Aynı yıl içerisinde Akdeniz Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri Dinler Tarihi Anabilim Dalında Yüksek Lisansa başlamış olup şu anda tez dönemindedir. Yoğunluk olarak Hristiyanlık ve Antik Mezopotamya dinleri çalışmakta. Bununla birlikte aktif olarak AGD Antalya şube ortaokullar Kom. Teşkilat başkanlığını yürütmektedir.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.