Kar, Kış ve Kendime Kopan Kıyametin Şiiri

23.03.2023
238
A+
A-
Kar, Kış ve Kendime Kopan Kıyametin Şiiri

Henüz şarkısını bavulunda çıkarmamış bir göçebe gibi

Uçuk bir edayla övgülerimden beslediğim ibadetlerimi sunayım sana.

Evim yok,

Barkım da kocaman beton yığını

Mirasyediler ile birlikte önce kokladım toprağı, sonra serptim dünyayı yüzünü gökyüzüne dikmiş müteahhitlerin hınçal damarlarına.

Beton işte,

Düz bir ovada öylece çömelen korkak bir tanrı ne diye tapayım sana tepinirken tesbihimden dökülen şak şak şak diye vurduğum bunca sızıya rağmen

Bunca kızgın enerjiye rağmen…

Yine de ölmemeliydi babasının elini tutan o çocuk,

En azından bir süre gözlerime çizgi çekselerdi ruhuma çekemedikleri gibi.

Görmeseydim

O parmak pideleri verirken çekilen fotoları,

Evet bavulumda şubattan kalma bir arabesk,

Ki soğuğu bu yüzden vahşice sayarım. Sevgisini esirgeyeni saydığım gibi. 

Allah’ım bir döşemenin altında gırtlaklar dolusu tv ünitesini,

Kanepenin anaç heyecanıyla

Eskiyen

Çöken

Suyunu tazelemeyi  unuttuğumuz vazoyla geleceğiz yanına,

Bize toprak atanların şaşkınlığını da ibadet sayasın emi,

Senli yanımızın ayırdığı yerde

Bir kanserli hücreyi secde ederken görürsem sözüm olsun

Üzülmeyeceğim cesedini arka koltukta taşıyan bir baba için…

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Muhammed Emin Toprak
'Asr' suresi meselenin özü, 'Gönül Dağı' türküsü ise meselenin ciğeridir. Dağlanmadık yer bırakmazlar... Youtube -Metruk Mahal-
    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.